TARİHİ
Işıklı Kasabası’nın doğusunda, Işıklı Kaynağı ile Gölü arasındaki alanda
bulunan höyük yerleşimleri sayesinde, bölgenin tarihinin Erken Kalkolitik
Döneme kadar indiği bilinmektedir. Sonraki dönemden M.Ö. 2. ve 1. binlerde,
burasının bölgenin en önemli geçiş yeri olması ve düzenli su kaynağının
bulunması nedeniyle aynı önemini korumuş ve hatta artarak devam ettirmiştir.
M.Ö. 1. bin ilk yarısı içindeki akınlar nedeniyle korunaklı bir
yerleşim aranmış ve bu dönemde Sarıbaba Tepesinin güney yamacı kullanılmaya
başlanmıştır. Helenistik Dönem içindeki yoğun karışıklıklar yüzünden bu
korunaklı yerleşim özellikle belirli dönemlerde çok önemli bir savunma yeri
olmuştur. Jeopolitik öneminden dolayı, M.Ö. 3. yüzyılda Seleukosların
kontrolde tutmak istedikleri ve büyük önem verdikleri bölgedeki
yerleşimlerden birisi de buranın doğusunda bulunan Peltai kentidir. Bu çevre
M.Ö. 3. yüzyılda önemli olmasına rağmen, Selukoslular’a ait bir kalıntı
şimdilik bilinmemektedir. Bu dönemde Işıklı, Peltai’ye bağlı bir yerleşim
olmalıdır. Ancak Işıklı’nın M.Ö. 2. yüzyılda bir Bergama kuruluşu olarak
yeniden şekillenmesi ile birlikte, yeni düzenlemelere bağlı olarak önemini
tam korumuş ve kentin adı Bergama Kralı II. Eumenes adına Eumeneia olmuştur.
Bu ışıklı ve yakın çevresinin bilinen eski ve kesin adıdır. Bu isim tarihi
devirler boyunca sürekli kullanılmıştır.
Tespit edilen bulgular ışığında, büyük bir ihtimalle Sarıbaba Tepesinin
güney yamaçlarında küçük bir yerleşim vardı. Bu yerleşim M.Ö. 2. yüzyıl
içerisinde doğal korunmasına bağlı olarak Bergama kent geleneğinde
düzenlendi. Burası Helenistik Dönem karışıklıkları içerisinde ismini daha
çok duyuran kentlerden birisi oldu.
Helenistik Dönem sonrasında, özellikle Roma Döneminde, yamaçtaki
yerleşim alanı yaşayan halk için yeterli gelmeyince, yerleşimler tarım için
çok uygun olan ovaya doğru yayıldı. Bu normalde kabul edilen bir durum
değildi ama yerleşim için başka alternatif de yoktu.
Helenistik ve Roma İmparatorluk Dönemleri’nde Eumeneia yani
Işıklı Kasabası, bolluk ve zenginlikle birlikte çok etkin yerleşim olmasına
rağmen, komşusu Peltai yani Çivril’in hemen güneyindeki alan, fakir ve
etkisi olmayan bir kent görünümündedir. Eumeneia kenti M.Ö. 2. yüzyıl
ortalarına doğru kuruluşu ile birlikte sikke basmaya başlayan kentlerdendir.
Geç Helenistik ve Erken İmparatorluk Dönemleri’nde Eumeneia’da sikkelerin
bolluğu yanında, Peltai sikkeleri çok azdır. Bunlar Işıklı Kasabası’nın
antik dönemdeki zenginliğinin açık göstergeleridir.
Bizans Dönemi içerisinde de aynı şeklide ovada yaşama geleneği devam
etmiştir. Hemen yakınında çok güzel kaynak olduğundan ve bol miktarda yeni
yapılaşmalar için hazır malzeme bulunduğundan, sonraki dönemlerde de
buradaki yerleşim canlanarak sürdürülmüştür.
Türklerin bölgeye hakim olmaları 1090’lara kadar inmekle
birlikte son olarak ele geçirilmesi, günümüzde Çivril’e bağlı Düzbel Köyü’ne
lokalize edilen Miryakefalon’daki Türk zaferinden (1176) sonra
olmuştur Ulusal Tarihimizde çok önemli bir yere sahip olan
Miryekefelon Savaşı ,Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan’ın 17 Eylül 1176 ‘da
Bizans İmparatorluğu’na karşı kazanmış olduğu bir zaferdir.Miryekefelon
savaşı ile Anadolu’nun geleceği Türklerle Bizans arasında son kez konu olmuş
ve hesaplaşması yapılmıştır.Bu zafer ile Türkler Anadolu’yu vatan tutmaya
başlayarak Anadolu’yu bir Türk Yurdu haline getirmişlerdir.
Miryekefelon savaşının kasabamız hudutları içerisinde kalan Küfü
Boğazı’nda cereyan ettiği bilim adamlarımız tarafından savunulmaktadır.
Selçuklu sonrasında Germiyanlı Beyliği hakimiyetine geçmiştir.
Işıklı’nın, 16. yüzyılda Osmanlı döneminde Anadolu Vilayeti
Kütahya Livası, Şeyhli Kazası adı ile kayıtlara geçtiği görülmektedir. Kaza
merkezinin Şeyhli (Işıklı) Nahiyesi ve Çivril’in ise bir karye olduğu
belirtilmektedir. Çivril, 20. yüzyıl başlarında kaza merkezi olarak
karşımıza çıkmaktadır .Önceleri Afyon’a bağlı iken 15 Nisan 1925 tarihinden
itibaren Denizli’ye bağlı bir kaza olmuştur.
Çivril ve çevresi ile ilgili Osmanlı dönemi’nden günümüze ulaşan
kayıtlarda bazı eserlerin vakıf kayıtları bulunmaktadır. Gedik Ahmet
Paşa’nın 1475 tarihinde düzenlenen vakfiyesinde Işıklı’da “Şeyhlü
merkezinde bulunan Gedik Ahmet Paşa hamamı, Şeyhlü’ye tabi Karamanlu
Köyü’nde değirmenler ve ev”
gibi bazı eserler yaptırdığı görülür. Piri Mehmet Paşa’nın da 1521
tarihli vakfiyesinde “14-Şeyhlü Kazasına bağlı Kavaklu Köyü’nde,
Piri Mehmet Paşa’nın bina ettiği hamam, aynı köydeki Pazar yeri ve buradaki
dükkanlar, 15-Şeyhlü kazası içinde, Piri Mehmet Paşa’nın inşa ettiği
dükkanlar” şeklinde ibareler bulunmaktadır.
Evliya Çelebi, Işıklı ve Dikler kasabalarından bahsetmektedir.
Aşıklı adıyla bahsettiği kazanın, düz bir yerde kurulduğunu, toprak dam
örtülü 485 evi, camileri, mescitleri,
mektebi, hanı, birkaç dükkânı, Akgöz pınarı yanında tabakhanesi
bulunan 150 akçelik bir Türkistan şehri olduğunu söylemektedir. Aşıklı
Kazası Dikler Kasabası’nın ise camisi, mescidi, hamamı, hanları ve
dükkanlarının olduğunu belirtir.
Işıklı Kasabası’nın, 1894 yılında Hüdavendigar Vilayeti,
Karahisar Sancağı, Sandıklı kazasına
bağlı bir nahiye olduğu belirtilmiştir. Kazada hepsi Müslüman
17.000 nüfusun olduğu, 60 camisi, 4
medresesi, 54 mektebi, 42 dükkanı, 2 hanı ve 2 hamamı bulunduğu
anlaşılmaktadır. Yine Işıklı 1320/1904 tarihli Salnamede ise Sandıklı
Kazası’na bağlı, 53 köyü bulunan bir nahiye iken, cumhuriyetten sonra
Çivril’e bağlanmıştır.
Aynı yerleşim alanı, Işıklı Belediyesi olarak, yerleşim alanı ve modern
yapılarıyla günümüzde de canlılığını korumaya devam etmektedir.


SOSYAL ve EKONOMİK DURUMU
Işıklı genel nüfusunun % 90
‘i tarımla uğraşmaktadır. İklim bakımından bir geçit bölgesi iklimi
hareketleri gösterdiğinden, toprak özellikleri ve tarım arazisinin sulanması
sebebiyle, yetiştirilen bitki çeşitleri bakımından oldukça zengindir.
Polikültür bir tarım sistemi vardır. Kasabanın ekonomisi, sahip olduğu
zengin ve verimli topraklar sebebiyle kuvvetli bir tarıma dayanır. Birim
sahadan alınan mahsul bakımından elde edilen üretim, gelir getirisi olarak
tarımı yapılan bütün mahsullerde dünya standartlarının altında değildir.
Kasabada halen faal durumda 48
adet esnaf ,1 adet tarım kredi kooperatifi, 2 adet sulama kooperatifi,1 adet
kalkınma kooperatifi bulunmakta.


İKLİM YAPISI
Işıklı,
Ege bölgesinde görülen Akdeniz iklimi ile iç Anadolu bölgesinde karasal iklim
arasındaki “Geçiş tipi “ bir iklime sahiptir. Buna göre yazlar sıcak ve kurak
kışlar soğuk ve yağışlı geçmektedir. Rakımı 840 metredir.



